Laparoskopik (kapalı) cerrahi başta olmak üzere modern jinekolojik yöntemlerle İstanbul Ataşehir’de hizmet vermektedir. Özellikle endometriozis, çikolata kisti ve laparoskopik cerrahi alanlarında deneyimli olup; yumurtalık kistleri, genital estetik ve rahim sarkması konularında bütüncül sağlık hizmeti sunmaktadır.
İstanbul Ataşehir’de hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Salih Yılmaz, HPV tanı, takip ve tedavisinde smear (Pap test), HPV DNA testi, kolposkopi ve gerektiğinde LEEP-konizasyon gibi modern yöntemlerle Anadolu Yakası’ndaki hastalarına hizmet vermektedir. HPV (Human Papillomavirus), cinsel yolla bulaşan, dünya genelinde en yaygın görülen ve 100’den fazla farklı tipi bulunan bir virüstür.
Kadınların önemli bir bölümü hayatı boyunca en az bir kez HPV ile karşılaşır. Enfeksiyonların büyük çoğunluğu hiçbir belirti vermez ve bağışıklık sistemi tarafından 1–2 yıl içinde kendiliğinden temizlenir. Ancak bazı yüksek riskli HPV tiplerinin uzun süreli kalıcı enfeksiyonu, rahim ağzı (serviks) kanseri başta olmak üzere bazı kanser türleriyle ilişkilendirilmektedir.
Doğru yaklaşım, HPV pozitif sonucunu kanser tanısı gibi değerlendirmek değil; virüsün tipini, kalıcılığını ve hücresel değişikliklere yol açıp açmadığını birlikte ele alarak düzenli takip ve gerektiğinde tedaviyi planlamaktır. Ataşehir’deki kliniğimizde, erken teşhis ve düzenli izlem ile rahim ağzı kanserinin önlenmesi öncelikli hedeftir.
HPV pozitif sonucu kanser anlamına gelmez. Enfeksiyonların büyük çoğunluğu kendiliğinden temizlenirken, yüksek riskli tiplerin kalıcı enfeksiyonu rahim ağzında hücresel değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle düzenli smear ve HPV testi takibi hayati önem taşır. Değerlendirme ve randevu için iletişime geçin →
HPV Nedir?
HPV (Human Papillomavirus), deri ve mukoza yüzeylerindeki epitel hücrelerini enfekte eden DNA virüsüdür. Şu ana kadar tanımlanmış 200’den fazla HPV tipi bulunmakta ve bunların yaklaşık 40 tanesi genital bölgeyi etkileyebilmektedir.
HPV, cinsel yolla bulaşan en yaygın enfeksiyon olarak kabul edilir. Cinsel aktif kadınların önemli bir kısmı hayatı boyunca en az bir kez bu virüsle karşılaşır. Çoğu durumda virüs herhangi bir belirti vermeden bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınır ve birkaç yıl içinde vücuttan temizlenir.
HPV Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Çok Sık Görülür
Cinsel aktif kadınların büyük çoğunluğu hayatı boyunca en az bir kez HPV ile karşılaşır.
Cinsel Yolla Geçer
En sık cinsel temasla bulaşır; cilt-cilt teması da bulaşmaya yol açabilir.
Sıklıkla Belirtisiz
Enfeksiyonların çoğu belirti vermez, rutin smear veya HPV testinde tespit edilir.
Çoğu Kendiliğinden Geçer
Enfeksiyonların büyük bölümü 1–2 yıl içinde bağışıklık sistemi tarafından temizlenir.
HPV enfeksiyonu çoğunlukla geçici olsa da, kalıcı enfeksiyonlar rahim ağzında hücresel değişikliklere yol açabilir ve nadiren bu değişiklikler kanama düzensizlikleriyle birlikte seyredebilir. Adet düzeni dışında oluşan kanama veya lekelenmeler için anormal kanama tedavisi sayfasını inceleyebilirsiniz →
HPV’nin Belirtileri
HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü herhangi bir belirti vermez ve farkına varılmadan kendiliğinden kaybolur. Bazı tiplerde ise farklı bölgelerde görünür değişiklikler ya da hücresel düzeyde sessiz lezyonlar gelişebilir. En sık görülen HPV belirtileri şunlardır:
HPV Şikâyetleri
Genital Siğiller
Düşük riskli tiplerin (özellikle 6 ve 11) yol açtığı kondilom adı verilen yumuşak çıkıntılar.
İlişki Sonrası Kanama
İlerlemiş servikal lezyonlarda cinsel ilişki sonrası kanama görülebilir.
Anormal Vajinal Akıntı
Renk, koku veya kıvam değişikliği gösteren akıntı bazı vakalarda eşlik edebilir.
Adet Dışı Lekelenme
İleri lezyonlarda adet dönemleri dışında lekelenme veya kanama görülebilir.
Pelvik Bölgede Rahatsızlık
Bazı vakalarda kasık bölgesinde hafif baskı veya rahatsızlık hissi eşlik edebilir.
Belirtisiz Seyir
Çoğu enfeksiyon hiçbir belirti vermeden devam eder; sadece taramada tespit edilir.
Belirtilerin varlığı virüsün tipine, vücudun bağışıklık yanıtına ve enfeksiyonun süresine göre değişir. Düşük riskli tipler daha çok görünür siğillerle seyrederken; yüksek riskli tipler genellikle sessiz kalır ve yalnızca tarama testleriyle saptanır.
Adet dönemi dışında oluşan düzensiz kanamalar, ilişki sonrası kanama veya uzun süredir geçmeyen anormal akıntı; ileri evre servikal lezyonların ya da farklı jinekolojik durumların belirtisi olabilir. Bu durumlarda vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi gereklidir. Şikâyetleriniz için değerlendirme alın →
HPV Türleri
HPV’nin 200’den fazla tipi vardır ve bunlar yol açtıkları hastalıklara göre risk gruplarına ayrılır. Klinik açıdan en önemli ayrım, virüsün kansere yol açma potansiyeline göre yapılır:
Yüksek Riskli HPV Tipleri
Onkojenik olarak adlandırılan bu tipler, uzun süreli kalıcı enfeksiyon durumunda rahim ağzı kanseri başta olmak üzere vulva, vajina, anal bölge ve baş-boyun kanserlerine yol açabilir. HPV 16 ve HPV 18 tek başlarına rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık %70’inden sorumludur. Diğer yüksek riskli tipler arasında 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59 ve 68 yer alır. Bu tiplerin varlığı genellikle belirti vermez ve yalnızca HPV DNA testiyle saptanır.
Düşük Riskli HPV Tipleri
Kansere yol açma riski oldukça düşük olan bu tipler daha çok genital siğil (kondilom) oluşumundan sorumludur. HPV 6 ve HPV 11, genital siğil vakalarının yaklaşık %90’ından sorumludur. Diğer düşük riskli tipler arasında 40, 42, 43, 44, 54, 61 ve 72 bulunur. Siğiller görünür, çoğunlukla ağrısız çıkıntılardır; kansere dönüşmezler ancak estetik ve psikolojik açıdan rahatsız edici olabilir.
Orta Riskli HPV Tipleri
Yüksek risk ve düşük risk grupları arasında değerlendirilen tipler bu kategoriye girer. Tip 26, 53, 66, 67, 73 ve 82 gibi tipler kanser riski taşımakla birlikte yüksek riskli grup kadar agresif seyretmez. Yine de uzun süreli kalıcı enfeksiyonlarda hücresel değişikliklere yol açabilirler ve düzenli takip gerektirir.
Kutanöz (Deri) HPV Tipleri
Genital bölge dışındaki deri yüzeylerinde siğillere yol açan tiplerdir. El, ayak ve diğer cilt bölgelerinde görülen yaygın siğiller (verruca vulgaris), plantar siğiller ve düz siğiller bu gruba dahildir. Bu tipler genital tipler ile bulaş ilişkisi taşımaz ve çoğunlukla dermatolojik tedaviyle yönetilir.
HPV tipi, takip ve tedavi kararını doğrudan etkiler. Yüksek riskli tipler kalıcı enfeksiyon oluşturduğunda servikal lezyon riskini artırırken; düşük riskli tipler genellikle siğil tedavisiyle yönetilir. Doğru tip ayrımı HPV DNA testiyle yapılır. Kadın üreme sağlığında yumurtalıkları etkileyen başka bir durum olan çikolata kisti tedavisi hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz →
HPV Nasıl Teşhis Edilir?
HPV tanısı, hem virüsün varlığını saptamak hem de yol açtığı hücresel değişiklikleri değerlendirmek üzere birbirini tamamlayan testlerle konur. Amaç; virüsün tipini, kalıcılığını ve servikal lezyon riskini doğru biçimde belirlemektir.
Smear (Pap) Testi
Rahim ağzından alınan hücre örneğinin mikroskop altında incelendiği, dünya genelinde kabul gören temel tarama testidir. Smear sonucu Bethesda sistemine göre ASCUS, LSIL, HSIL gibi kategorilere ayrılır. Anormal smear sonuçları kanser anlamına gelmez, ancak ek değerlendirme gerektirir. Genel öneri, cinsel aktif kadınların 21 yaşından itibaren düzenli smear yaptırmasıdır.
HPV DNA Testi
Rahim ağzından alınan örnekte HPV virüsünün DNA’sını doğrudan saptayan moleküler testtir. Test pozitif çıktığında, hangi tipin pozitif olduğunu belirlemek için genotiplendirme yapılır. Özellikle HPV 16 ve 18 ayrımı önemlidir, çünkü bu iki tip yüksek kanser riski taşır. Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı kapsamında 30–65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV DNA testi ücretsiz olarak sunulmaktadır.
Kolposkopi ve Biyopsi
Smear veya HPV testinde anormallik saptandığında, rahim ağzının özel bir mikroskop (kolposkop) ile büyütülerek incelendiği işlemdir. İşlem genellikle ağrısız ve anestezisiz yapılır; 15–40 dakika sürer. Şüpheli alanlardan biyopsi alınarak patolojik incelemeye gönderilir. Biyopsi sonucu CIN 1, CIN 2 veya CIN 3 olarak derecelendirilir ve tedavi planı bu sonuca göre şekillenir.
Doğru tanı, smear, HPV DNA testi ve gerektiğinde kolposkopi-biyopsi üçlüsünün birlikte değerlendirilmesiyle konur. Erken teşhis hem gereksiz girişimlerden kaçınmayı hem de gerektiğinde zamanında müdahaleyi mümkün kılar. Rahim içi değerlendirme gerektiren durumlarda kullanılan histeroskopi yöntemi hakkında bilgi alabilirsiniz →
HPV Nasıl Tedavi Edilir?
HPV’nin kendisini tamamen yok eden bir ilaç henüz mevcut değildir. Tedavi yaklaşımı; virüsün yol açtığı görünür değişikliklere (siğil) veya hücresel lezyonlara yönelik planlanır. Temelde üç yaklaşım vardır: düzenli izlem, lokal tedaviler ve cerrahi girişimler.
İzlem ve Düzenli Takip
Düşük dereceli lezyonlarda (ASCUS, LSIL veya CIN 1) bağışıklık sisteminin virüsü temizlemesi beklenir. Bu süreçte 3–6 ay aralıklarla smear ve HPV testi tekrarı yapılır. Genç kadınlarda ve bağışıklığı güçlü hastalarda lezyonların büyük bölümü kendiliğinden gerileyebilir; bu durumda gereksiz girişimden kaçınılır.
Genital Siğil Tedavisi
Düşük riskli HPV tiplerinin yol açtığı genital siğiller için kriyoterapi (dondurma), elektrokoter, lazer veya topikal ilaçlar kullanılır. Tedavi siğili ortadan kaldırır ancak virüsün vücuttan tamamen temizlendiğini garanti etmez. Bağışıklık sistemi güçlü kaldıkça nüks (tekrarlama) riski azalır. Sigara kullanımı nüks riskini artırdığı için bırakılması önerilir.
HPV pozitif sonucunuz mu var, ne yapmalı?
İzlem mi yeterli, ileri tetkik mi gerekli? Smear ve HPV test sonuçlarınızla birlikte kişiye özel değerlendirme alın.
Cerrahi Müdahale (LEEP / Konizasyon)
Yüksek dereceli servikal lezyonlarda (HSIL, CIN 2, CIN 3) kanser öncesi hücrelerin çıkarılması gerekir. Amaç, rahim ağzını korurken yalnızca anormal dokuyu uzaklaştırmaktır. Günümüzde tedavinin büyük çoğunluğu modern yöntemlerle gerçekleştirilir:
LEEP (Loop Electrosurgical Excision)
İnce bir elektrikli tel halka ile anormal dokunun çıkarıldığı, 10–15 dakika süren modern yöntem.
Konizasyon
Rahim ağzından koni şeklinde doku çıkarılır; hem tanı hem tedavi sağlar.
Lazer Ablasyon
Anormal dokunun lazer ışınıyla buharlaştırıldığı, izsiz ve hassas yöntem.
Kriyoterapi
Anormal hücrelerin dondurularak yok edildiği, düşük dereceli lezyonlarda tercih edilen yöntem.
HPV tedavisinde temel hedef, rahim ağzı kanserine ilerleyebilecek lezyonların erken aşamada tespit edilmesi ve uzaklaştırılmasıdır. Doğurganlık planı olan hastalarda rahim ağzı dokusunu maksimum koruyan yaklaşımlar önceliklendirilir; HPV aşısı ise hem gelecekteki yeni enfeksiyonlardan korunma hem de mevcut tedaviyi destekleme açısından önemli bir yardımcı yöntemdir.
Tedavilerimiz
İncelemek isteyebileceğiniz diğer kadın sağlığı ve jinekoloji tedavi sayfalarımız:
Sıkça Sorulan Sorular
HPV hakkında en çok merak edilen soruları ve yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz. Soruların üzerine tıklayarak yanıtları görüntüleyebilirsiniz.
HPV pozitif olmak kanser olduğum anlamına mı gelir?⌄
HPV kendiliğinden geçer mi?⌄
HPV aşısı kimlere yapılır?⌄
Smear ve HPV testi ne sıklıkta yapılmalı?⌄
HPV gebeliği etkiler mi?⌄
LEEP veya konizasyon sonrası tekrar HPV olur mu?⌄
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler, ulusal ve uluslararası resmi kuruluşların yayımladığı güncel klinik kılavuzlara dayanılarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz.
Yüksek teknoloji ve uzman tecrübesiyle






